×
  • Pazartesi - Cuma: 9:00 - 18:00
  • 0(212) 245 55 71
  • iletisim@turkiyehukuk.net
Site logo
Site logo
  • Ana Sayfa
  • Hakkımızda
  • Platform Üyeleri
  • Faaliyetler
  • Yayınlar
  • Basın
  • İletişim

BU TEKLİFLE AMERİKA'DAKİ GİBİ BİR BAŞLANGIÇ SİSTEMİ Mİ ÖNERİLİYOR?

Hayır. Başkanlık sistemi yürütme organının doğrudan halk tarafından seçildiği ve seçimle işbaşına gelen başkanın yasama organı tarafından görevinden alınamadığı bir hükümet sistemidir. Başkanlık sistemlerinde bir yasama organı vardır ve üyelerinin tamamı doğrudan halk tarafından seçilmektedir. Başkanlık sistemini diğer sistemlere göre daha demokratik kılan husus da tam olarak budur. Siste- min en belirgin özelliği sert kuvvetler ayrılığına dayanmasıdır. Bu sayede yasama, yürütme ve yargı organlarının birbirinden ayrı çalışması esasının uygulanmasıdır.

Başkanlık sistemi, yasama, yürütme ve yargı organları arasında kesin bir ayrıma ve dengeye daya- nan bir sistem olup, bu sistemde kuvvetler ayrılığı ilkesi tam olarak uygulanır. Başkan doğrudan halk tarafından seçilmektedir. Başkan ve bakanlar yasama organının üyesi değildir. Yani milletvekili değildirler. Başkan, görevini sürdürmek için parlamentonun güvenoyuna ihtiyaç duymaz. Başkan halk tarafından seçildiği için yalnızca halka karşı siyasal sorumluluğu vardır. Halk, başkanın görev süresi boyunca siyasetinden memnun ise onu yeniden seçer, aksi halde başka bir adaya oy vererek onu başkanlıktan indirir.

Tam başkanlık sistemi olarak adlandırılan sistem Amerika Birleşik Devletleri’nin siyasi yapısı tarih- sel, coğrafi ve ekonomik özellikleri gibi nedenlere dayalı olarak Amerikan toplumunun ihtiyaçları doğrultusunda kendine özgü olarak gelişen bir modeldir. ABD dışında başkanlık hükümet sistemine sahip ülkelerde temel özellikler ABD modeli ile aynı olmakla beraber, bu ülkeler kendi özellikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda farklı kurallar geliştirmişlerdir. Cumhurbaşkanlığı sistemi de temel özellikleri ile aynı kuralları benimsemekle birlikte, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu etkin ve istikrarlı bir yönetimi sağlayabilmek için TBMM ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin eş zamanlı olması, se- çimlerin birlikte yenilenmesi, cumhurbaşkanı yardımcılarının Cumhurbaşkanı tarafından atanması gibi özelde farklılaşan kurallar önermektedir.

Yarı-başkanlık sistemi, parlamenter sistemdeki gibi çift başlı yürütmeye sahiptir. Yürütmenin lider- liğini halk tarafından doğrudan seçilen cumhurbaşkanı üstlenir. Başbakan ve bakanlar kurulu üyeleri aynı zamanda milletvekili olarak parlamento üyesidirler. Hükümet parlamenter sistemdeki gibi par- lamento içinden çıktığı için kuvvetler ayrılığı başkanlık sistemlerindeki gibi katı değildir.

Hükümetler parlamentodan güvenoyu almak zorundadır. Ülkemizdeki mevcut fiilî durum zaten par- lamenter sistemden ziyade bu haliyle yarı-başkanlığa benzemektedir. Fakat Türkiye’nin demokrasi tecrübesi, bu fiilî yarı-başkanlığa anayasal çerçeve çizilse bile istikrarın bu şekilde tesis edilemeye- ceğine işaret etmektedir. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin anayasal zeminde en belirgin şekilde tarif edil- diği sistem ise başkanlık sistemine tekabül etmektedir.

YAPILMAK İSTENEN BİR HÜKÜMET SİSTEMİ DEĞİŞİKLİĞİ Mİ, REJİM DEĞİŞİKLİĞİMİDİR?

Başkanlık sistemi sadece bir hükûmet sistemidir. Hükümet sistemi kavramı, yasama, yürütme ve yargı ilişkileri ile hükümetin oluşma biçimine tekabül eder. Bu yüzden sistem değişikliği rejim de- ğişikliği demek değildir. Hangi hükûmet biçiminin benimsediğinden bağımsız olarak Türkiye’nin rejimi Cumhuriyet rejimidir. Hükümet sistemi değişikliğinin amacı bugüne kadar demokratik siste- min kesintiye uğramasına ya da geriletilmesine sebep olan vesayetçi yapıları sınırlandırmak, ortadan kaldırmak suretiyle demokratik bir cumhuriyeti kurumsallaştırmaktır.

CUMHURBAŞKANINI HALK SEÇİYOR. O HALDE EGEMENLİK NEDEN HALKTAN ALINMIŞ OLSUN?

Bu düzenleme sandık iradesinin hükümeti kurmada doğrudan belirleyiciliğini kural haline getirmek- tedir. Böylece seçim sonrası hükümet kuramama sorunu kökten çözümlenecektir.

Demokratik ilke ve kurallar çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Sistemi olarak isimlendirilen bir baş- kanlık modeli geliştirmiş olması Türkiye’nin hem hakkıdır hem de buna yetkisi vardır. Bu değişik- liğin kabulü halinde ülkemizde cumhurbaşkanlığı seçimleri, meşruiyetini doğrudan seçmenden alan yapısı ile anti-demokratik müdahalelerin odağı olmaktan çıkarılacak ve demokratik kurumsallaşma- nın ana merkezlerinden biri haline gelecektir. Sandıktan meşruiyetini alan ve seçmene karşı siyasi olarak sorumluluk yüklenmiş olan cumhurbaşkanları artık sadece seçmene hizmet eden siyasal aktörler olacaktır. Bu sistem, diğer başkanlık sistemlerinin genel özellikleri olan yasama ve yürüt- menin doğrudan halk tarafından seçimle belirlenmesi ile yürütmenin tek başlı olması kurallarına dayalıdır.

Seçimler sonrası Cumhurbaşkanı, bakanları atamak suretiyle hükümeti kuracaktır. İstikrarlı bir hü- kümet kurmak, yasama ve yürütme arasında uyumlu bir işbirliğinin oluşmasını desteklemek için Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerinin eş zamanlı yapılması kuralı benimsenmiştir. Yani aynı günde seçmen hem Cumhurbaşkanı hem de TBMM için oy kullanacaktır.

GÜÇLER AYRILIĞI KORUNUYOR MU?

1982 Anayasası’nın mevcut düzenlemesinin aksine, hükümetin kontrolünden çıkarılmış yasama olacaktır ki, bu durum milletvekillerinin yasa yapma, yürütmeyi denetleme gibi milletvekili sorum- luluklarını daha etkin yerine getirmelerine hizmet edecektir. Sadece TBMM üyeleri kanun teklifi verebilecektir. TBMM yasama işlevlerini, Cumhurbaşkanının başkanlığındaki yürütme ise hükümet etme işlevini yerine getirecektir. Her bir kuvvet kendi görevini yerine getirecek, bu görevlerin yerine getirilmesi sırasında bir kuvvetin diğerine karışması söz konusu olmayacaktır.

Genel görüşme ve meclis araştırmasına yürütme adına herhangi bir temsilcinin katılamayacak olma- sı anayasa değişiklik teklifi açısından önemli bir yeniliktir ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin gereğidir.

1982 Anayasasının 9. maddesi “Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.” şeklinde düzenlenmişken teklif “Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere daha mevcut sisteme göre güçlü bir kuvvetler ayrılığı sistemi öngörülmektedir.

DENGE VE DENETLEME MEKANİZMALARI VAR MI?

Evet.
Cumhurbaşkanının Meclis’i tek tara ı feshetme yetkisi yok

Cumhurbaşkanın seçimlerin yenilenmesi kararı vermesi durumunda hem cumhurbaşkanlığı seçimi hem de yasama seçimi birlikte yenilecektir. Yani, cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesine karar verdiğinde kendi görev döneminden feragat etmiş olacaktır.

Önerilen sistemde erkler arasındaki ilişki 1982 Anayasasının mevcut halindeki gibi yürütmenin üs- tünlüğüne dayalı hiyerarşik bir ilişki değildir. Bu nedenle, TBMM’nin de seçimleri yenileme yetkisi vardır. Bu durumda da her iki organ için seçimler yenilenmiş olacaktır.

Anayasa değişiklik teklifinde TBMM’nin üçte iki gibi nitelikli bir çoğunluk sağlayarak cumhurbaş- kanını Yüce Divan’a sevk etmesi ve yargılama sonucunda suçlu bulunan cumhurbaşkanının görevi- ne son verilmesi kuralı vardır.

Teklif edilen sistemde denge ve denetleme nasıl düzenlenmiştir?

Cumhurbaşkanlığı sisteminde denge ve denetleme mekanizmaları mevcut sisteme nazaran gelişmiş- tir. Bu sistemde kuvvetler ayrılığı ilkesi net şekilde tanımlandığı için Cumhurbaşkanı liderliğindeki yürütme Meclis tarafından daha etkin denetlenecektir.

Anayasanın 8. maddesinde de ifadesini bulan yürütme yetkisi ve görevinin anayasaya ve kanunlara uygun kullanılması ve yerine getirilmesi anayasal kuraldır. Seçimle doğrudan oluşan yasama, seçim- le doğrudan oluşan yürütme karşısında hükümeti belirleyen değil, denetleyendir.

Hakim teminatı ile yargının bağımsız ve tarafsızlığı kurala bağlanmıştır. Yargının, idarenin her tür- lü işlem ve eylemlerini denetleme yetkisine sahip olması bir dengeleme unsurudur. Yeni sistemde, Anayasa Mahkemesi’nin Yüce Divan sıfatıyla, yasama organı tarafından suçlanan Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanları yargılama yetkisi önerilmektedir.

Cumhurbaşkanının sahip olduğu kararname çıkarma yetkisi hem Anayasa Mahkemesi denetimi ile hem de yasama organın eylemleri ile dengelenmiştir. Kararnamelerin ilgilendirdiği alana dair bir kanun çıkması halinde kararnameler yürürlükten kalkacaktır. Yürütmenin başı olan cumhurbaşkanı- nın da TBMM tarafından kabul edilen yasaları onaylama, geri gönderme ya da AYM’ye iptali için başvurma yetkisi vardır.

Meclis yürütmeyi nasıl denetleyecek?

Gensorunun olmadığı yeni sistemde, TBMM belli bir konuda bilgi edinmek için meclis araştırması yapabilir. Toplumu ilgilendiren bir konuyu genel görüşme yoluyla gündemine alabilir. Milletvekille- ri en geç on beş gün içinde cevaplanmak üzere cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı soru sorabilir.

Bu araçların etkin olarak kullanılması yasama organını yürütme karşısında etkin ve aktif kılacaktır. Genel görüşme ve meclis araştırmasına yürütme adına herhangi bir temsilcinin katılamayacak olma- sı anayasa değişiklik teklifi açısından önemli bir yeniliktir ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin gereğidir. Yürütmenin hesap vermesini güçlendirecektir.

YÜRÜTME YETKİSİ KİMDE?

Yürütme yetkisi cumhurbaşkanındadır. Yürütme yetkisi ve görevinin sahibi olarak Cumhurbaşkanı, devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder. Anayasanın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder. Milli güvenlik politi- kalarını belirler ve gerekli tedbirleri alır. TBMM adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil eder. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verir. Kanunların, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından ay- kırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açar. Anayasa değişikliklerine iliş- kin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunar.

Cumhurbaşkanı yürütme görevini yerine getirmek için yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir. Üst düzey kamu yöneticilerini atar ve görevlerine son verir. Yabancı devletlere Türkiye Cumhuriyetinin temsilcilerini gönderir, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsil- cilerini kabul eder. Milletlerarası antlaşma yapar ve yayımlar.

Cumhurbaşkanı yardımcılarının görev ve yetkileri cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenecek- tir. Cumhurbaşkanı yürütme görevini yerine getirmede kendisine yardımcı olmaları için bir ya da daha fazla yardımcı tayin edebilecek.

Cumhurbaşkanı yardımcısı, cumhurbaşkanlığı makamı herhangi bir nedenle boşaldığı takdirde 45 gün içinde yapılacak seçimlere kadar makama vekalet edecek, cumhurbaşkanına ait yetkileri kulla- nacaktır. Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde,cumhurbaşkanı yardımcısı vekâlet edecek ve cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanacak. Bu yetki mevcut sistemde TBMM başkanına aittir. Yani yasama başkanı yürütmeye baş- kanlık etmektedir.

BAŞBAKAN VE BAKANLAR OLACAK MI?

Başbakan olmayacak. Yürütmenin başı cumhurbaşkanı olacak. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve ba- kanlar, cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevden alınırlar.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan olarak atanırlarsa üyelikleri sona erer.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCILARI VE BAKANLARKİME KARŞI SORUMLU OLACAK? MECLİSİN BUNLARI ONAYLAMA YA DA DENETLEME YETKİSİ OLACAK MI?

Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar Cumhurbaşkanına karşı sorumludur.

Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında görevleri ile ilgili suç işledikleri iddiasıyla Tür- kiye Büyük Millet Meclisi tarafından Yüce Divana sevk kararı alınabilir. Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın görevi sona erer.

GÜVEN OYU VE GEN SORU OLACAK MI?

Gensoru ve güvenoyu olmayacak. Çünkü bu sistem millet hükümeti sistemidir. Yani güvenoyunu milletten alan hükümete meclisin güvenoyu verme yetkisi olmayacak.

Seçimler sonrası Cumhurbaşkanı, TBMM’nin güvenoyuna ihtiyaç duymadan bakanları atamak suretiyle hükümeti kuracaktır. Bu düzenleme sandık iradesinin hükümeti kurmada doğrudan belir- leyiciliğini kural haline getirmektedir. Böylece seçim sonrası hükümet kuramama sorunu kökten çözümlenecektir. İstikrarlı bir hükümet kurmak, yasama ve yürütme arasında uyumlu bir işbirliğinin oluşmasını desteklemek için Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerinin eş zamanlı yapılması kuralı benimsenmiştir. Yani aynı günde seçmen hem Cumhurbaşkanı hem de TBMM için oy kullanacaktır.

Gensorunun olmadığı yeni sistemde, TBMM belli bir konuda bilgi edinmek için meclis araştırması yapabilir. Toplumu ilgilendiren bir konuyu genel görüşme yoluyla gündemine alabilir. Milletvekille- ri en geç on beş gün içinde cevaplanmak üzere Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı soru sorabilir. Bu araçların etkin olarak kullanılması yasama organını yürütme karşısında etkin ve aktif kılacaktır. Yürütmenin hesap vermesini güçlendirecektir. Meclis araştırma komisyonları, parlamen- ter sistemden farklı olarak aktif, kamuoyunu yakından etkileyen denetim mekanizmaları olacaktır.

CUMHURBAŞKANI, CUMHURBAŞKANI YARDIMCILARI VE BAKANLAR SUÇ İŞLERSE NE OLACAK ?

Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar hakkında görevleri ile ilgili suç işledikleri iddiasıyla Tür- kiye Büyük Millet Meclisi tarafından Yüce Divana sevk kararı alınabilir. Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen cumhurbaşkanı, yardımcısı veya bakanın görevi sona erer.

CUMHURBAŞKANININ MEVCUT ANAYASAYA GÖRE NEREDEYSE SORUMSUZ OLDUĞU, BU DÜZENLEME İLE SORUMLU HALE GETİRİLDİĞİ SÖYLENİYOR. BU DOĞRU MU?

Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu: Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir. Soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, Mec- listeki siyasî partilerin, güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gös- terecekleri adaylar arasından her siyasi parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclis Başkanlığına sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona bir aylık yeni ve kesin bir süre verilir. Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde da- ğıtılır, dağıtımından itibaren on gün içinde Genel Kurulda görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının üçte ikisinin gizli oyuyla Yüce Divana sevk kararı alabilir. Yüce Divan yargılama- sı üç ay içerisinde tamamlanır, bu sürede tamamlanamazsa bir defaya mahsus olmak üzere üç aylık ek süre verilir, yargılama bu sürede kesin olarak tamamlanır. Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanı seçim kararı alamaz. Yüce Divanda seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edi- len Cumhurbaşkanının görevi sona erer. Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu madde hükmü uygulanır.

BAKANLARIN SORUMLULUKLARI MEVCUT ANAYASADAN FARKLI MI?

Bakanlar yürütme görevinin yerine getirilmesinde doğrudan cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacak- tır. Mevcut sistemdeki gibi TBMM’ye karşı sorumlu değillerdir.

CUMHURBAŞKANI ÖNERİLEN YENİ REJİMDE NELER YAPABİLECEK?

Cumhurbaşkanının sorumlulukları aynı zamanda kendisine verilen yetkilerdir. Yürütme yetkisi ve görevinin sahibi olarak Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yürütme görevini yerine getirmek için cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atar ve görevlerine son verir.

Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder. Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder. Milli güvenlik poli- tikalarını belirler ve gerekli tedbirleri alır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil eder. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verir.

Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşma- sını yapar. Ülkenin iç ve dış siyaseti hakkında Meclise mesaj verir. TBMM’de kabul edilen kanunla- rı yayımlar ya da kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Cumhurbaşkanı, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yö- netmelikler çıkarabilir.

Kanunların, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün tümünün veya belirli hükümlerinin Anaya- saya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açar. Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunar.

CUMHURBAŞKANI PARTİ GENEL BAŞKANI OLABİLECEK Mİ? PARTİLİ OLMASININ NE SAKINCASI VAR?

Cumhurbaşkanının partili olamayacağına ilişkin yasak kaldırılmıştır. Cumhurbaşkanının partisiyle olan ilişkisini siyasi dinamikler belirleyecektir. Yani değişiklik teklifinde illaki cumhurbaşkanının içinden çıktığı partinin genel başkanı olacağına ilişkin bir hüküm ya da zorunluluk yoktur. Cumhur- başkanının partisiyle ilişkisinin o günün şartları ve siyasi ortam belirler.

Halkoyuyla doğrudan seçilen Cumhurbaşkanının, 1982 Anayasası’nın mevcut halinde olan “partisi ile ilişiğinin kesilmesi” ilkesi ile görev yapmasının zorlanması hem siyasal gerçekliklerle hem de demokratik ilkelerle bağdaşmaz. Doğrudan seçim ile siyasal sorumluluğu olan, anayasa teklifinde önerilen madde ile de cezai sorumluluk yüklenecek olan cumhurbaşkanının kendi partisinin deste- ği olmadan politika üretmesi, hizmet etmesi ve belirli bir güven ortamı içinde görevde kalabilmesi beklenemez. İlke olarak “tarafsızlık” ilkesi, sembolik yetkilere sahip devlet başkanının olduğu saf parlamenter sistemler için uygundur. Başkanlık sistemlerinde tarafsız olmak partisiz olmak değil, seçmenin bütününe hizmet etmek anlamındadır. Yeni sistemde cumhurbaşkanı, partisiyle olan orga- nik bağını devam ettirebilecektir.

CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ İLE TBMM SEÇİMİNİN AYNI GÜN YAPILMASININ NE SAKINCASI VAR?

İstikrarlı bir hükümet kurmak, yasama ve yürütme arasında uyumlu bir işbirliğinin oluşmasını des- teklemek için Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerinin eş zamanlı yapılması kuralı benimsenmiş- tir. Yani aynı günde seçmen hem Cumhurbaşkanı hem de TBMM için oy kullanacaktır.

Ancak eşzamanlı seçim, mutlak eş zamanlı değildir. Nispi eş zamanlı seçim de olabilir. Halk isterse Cumhurbaşkanını ilk turda seçmeyebilir. İki hafta sonraki seçimde en fazla oyu alan iki adaydan birini seçebilir. TBMM’nin nasıl oluştuğuna göre halk ikinci turda o tura kalmış iki aday arasından farklı olan adayı da cumhurbaşkanı seçebilir.

CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ NEDİR? CUMHURBAŞKANI BU YOLLA YASAMA YETKİSİNE ORTAK MI OLUYOR?

Kararname çıkartma yetkisinin cumhurbaşkanına verilmesi, başkanlık tipi hükümet sisteminin man- tığının doğal bir sonucudur. Tüm başkanlık tipi hükümet sistemlerinde devlet başkanına yürütme alanını düzenleme yetkisi verilir. Dolayısıyla yürütme alanında düzenleme, atama, kurumsal reviz- yon yapma gibi yetkilerin kendisine tanınması gerekir. Cumhurbaşkanlığı sisteminde yürütmeyi temsil eden Cumhurbaşkanı, doğrudan halka sorumlu olacak siyasi otoritedir. Eğer yürütme alanın- da kararname çıkarma yetkisi tanınmazsa sistem işlemez.

Cumhurbaşkanlığı kararnameleri yasama yetkisini ihlal eden bir yetki değil, cumhurbaşkanının taşı- dığı sorumluluk alanı ile ilgili işlev gören bir yetkidir. Yasa gücünde kararnameler hiyerarşik olarak Anayasa ve kanunların altında yer alacak; dolayısıyla kanunla düzenlenen bir alanda Cumhurbaşka- nı kararname çıkaramayacaktır. Temel hak ve özgürlükler, temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle siyasi haklar ve ödevlerin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenemeyecektir.

Cumhurbaşkanı, yürütmeyi ilgilendiren alanlarda kararname çıkarabilir. Merkezi idare kapsamında- ki kamu kurum ve kuruluşlarının görev, yetki ve sorumlulukları Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir. Fakat bir konuda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılabilmesi için kanunlarda o ko- nuyu düzenleyen uygulanabilir açık hükümlerin bulunmaması gerekir. Bununla birlikte, TBMM’nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümsüz hale gelmesi bu tür kararnamelerin kanun altı statüde yer aldığını kurala bağlamaktadır. Yani cumhurbaşkanı ya- samaya yetkisine sahip olmayacaktır.

MECLİS AYNI KONUDA KANUN ÇIKARIRSA KARARNAME HÜKÜMSÜZ OLACAĞINA GÖRE, MECLİS İSTERSE KARARNAME ÇIKARMAYI ENGELLEYEMEZ Mİ?

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi kanun gücünde değildir. Normlar hiyerarşisinde kanunların altın- dadır. Sadece olağanüstü hal uygulamalarında çıkartılan kararnameler kanun gücündedir. Bunun da şimdikinden farkı şudur: Şimdi Bakanlar Kurulunun çıkardığı Kanun Hükmünde Kararname derhal Meclise sunulur. Bir ay içinde mecliste görüşülmesi gerekir. Görüşülmese bunun herhangi bir sonu- cu olmaz. Yani KHK yürürlükte kalır. Oysa teklifte geçen OHAL kararnamesi meclise sunulduktan sonra üç ay içinde görüşülmese yürürlükten kalkar. Bu düzenleme ile meclisin gücü artırılmıştır.

Meclis, cumhurbaşkanının çıkardığı bir kararnameye karşılık, çıkaracağı bir kanun ile o kararname- yi geçersiz kılabilir. Kanunlar ile kararnamelerde aynı konuda farklı hüküm bulunması durumunda kanun hükümleri uygulanacaktır.

Bir konuda cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılabilmesi için kanunlarda o konuyu düzenleyen uy- gulanabilir açık hükümlerin bulunmaması gerekir. Anayasa değişiklik teklifinde de Cumhurbaşkanı- nın kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkaracağı hükmü vardır.

VETO YETKİSİ ŞİMDİ DE VAR. VAR OLMASININ SAKINCASI NEDİR?

Denge denetleme sisteminin sağlıklı işlemesi için geri gönderme yetkisine ihtiyaç vardır.

Yürütmenin başı olan cumhurbaşkanının meclis tarafından kabul edilen yasaları onaylama, tekrar görüşülmek üzere meclise geri gönderme ya da AYM’ye iptali için başvurma yetkisi vardır.

Cumhurbaşkanının sahip olduğu kararname çıkarma yetkisi hem Anayasa Mahkemesi denetimi ile hem de yasama organın eylemleri ile dengelenmiştir. Meclis tarafından kararnamelerin ilgilendirdiği alana dair bir kanun çıkartılması halinde kararnameler yürürlükten kalkacaktır.

YASAMA TEKELİNİN MECLİSTE OLMASININ ÖNEMİ NEDİR?

Yeni sistemde kanun tasarısı yoktur. Kanun teklif etmeye sadece milletvekilleri yetkilidir.

Mevcut sistemin aksine yürütmenin tahakkümünden kurtarılmış olan TBMM kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun olarak sahip olduğu yetkilerini tam olarak kullanabilecektir. Görev ve yetkileri, ka- nun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve kesin hesap kanun tekli erini görüşmek ve kabul etmek, para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar ver- mek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni hükümet sisteminde belirleyici bir güç olacaktır. Kanun ve bütçe gibi çok önemli iki yetkiyi elinde tutan meclis, bu iki yetki sayesinde Cumhurbaşkanını ken- disine muhtaç kılacaktır. Meclisin, yürütme organının hazırladığı bütçeyi kabul etme ya da kabul etmeme gibi yetkileri vardır. Cumhurbaşkanının yürütme görevini yerine getirebilmesi için bütçeye olan ihtiyacı düşünüldüğünde, bütçeyi onama yetkisi yasama organı için oldukça mühim bir yetkidir. Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların meclis çalışmalarına katılma yetkileri olmadığı gibi, bütçe hariç kanun teklifi verme yetkileri de yoktur. Milletlerarası antlaşmaları yapma yetkisi cumhurbaşkanına ait olmakla birlikte yapılan antlaşmaların geçerli olabilmesi TBMM tara- fından onaylanmasına bağlıdır. Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu ile ilgili olarak öngörülmüş olan suçlama yetkisi TBMM’ne aittir. Bu yetkinin Cumhurbaşkanlığı görevini sona erdirme gibi bir fonksiyonu vardır. Başkanlık sistemlerinde parlamentoları etkin kılan bir neden de milletvekillerinin bu sistemde kendilerini daha bağımsız hissetmeleridir. İşte bu sebeplerden dolayı cumhurbaşkanlığı sistemi daha güçlü ve etkin bir parlamento oluşturma potansiyeline sahiptir.

CUMHURBAŞKANININ MECLİSİ FESİH YETKİSİNİN NE SAKINCASI VAR? ŞU ANDA DA BU YETKİSİ YOK MU?

1982 Anayasasında da “Cumhurbaşkanı, Anayasada yazılı şartların gerçekleşmesi halinde TBMM Başkanına danışarak seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.” hükmü var.

Cumhurbaşkanının Meclis’i tek tara ı feshetme yani seçimleri yenileme yetkisi yoktur.

Anayasa değişiklik teklifinde önerilen tek tara ı fesih değildir. Cumhurbaşkanın seçimlerin yeni- lenmesi kararı halinde vermesi durumunda hem cumhurbaşkanlığı seçimi hem de yasama seçimi birlikte yenilecektir. Yani, cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesine karar verdiğinde kendi görev döneminden feragat etmiş olacaktır.

Önerilen sistemde erkler arasındaki ilişki 1982 Anayasasının mevcut halindeki gibi yürütmenin üs- tünlüğüne dayalı hiyerarşik bir ilişki değildir. Bu nedenle, TBMM’nin de seçimleri yenileme yetkisi vardır. Bu durumda da her iki organ için seçimler yenilenmiş olacaktır.

CUMHURBAŞKANININ 2 DÖNEMDEN FAZLA SEÇİLMESİ KESİN OLARAK ENGELLENMİŞ Mİ?

Cumhurbaşkanlığı sisteminde başkanlık görevine süre sınırı getirilmektedir. Örneğin bir kişi en faz- la iki defa, toplam on yıl olmak üzere bu göreve seçilebilecektir. Bir lider ne kadar güçlü olursa ol- sun, ülkeden ülkeye değişen şekilde, en fazla sekiz ya da on yıl süre ile bu göreve seçilebilmektedir. Seçimlerin yenilenmesi kararı alınması durumunda yeni bir süreç başlamayacaktır. Yani ikinci bir iki dönem kuralı işlemeyecektir.

BAŞKOMUTANLIK YETKİSİ TBMM'DEN ALINIYOR MU?

Hayır. Teklifteki düzenleme “Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başko-

mutanlığını temsil eder.” şeklindedir.

Yürürlükteki Anayasanın 104. maddesi “Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetle- rinin Başkomutanlığını temsil etmek,”

107/1. Maddesi ise “ Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevî varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.” şeklinde düzenlenmiştir.

Görüldüğü gibi tekli e yürürlükteki Anayasa hükmü arasında düzenleme bakımından bir fark yoktur.

BU DEĞİŞİKLİK İLE NASIL BİR MECLİS YARATILIYOR ?

Mevcut sistemin aksine yürütmenin tahakkümünden kurtarılmış olan TBMM kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun olarak sahip olduğu yetkilerini tam olarak kullanabilecektir. Görev ve yetkileri, ka- nun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; bütçe ve kesin hesap kanun tekli erini görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânına karar ver- mek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmek olan Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni hükümet sisteminde belirleyici bir güç olacaktır.

Kanun ve bütçe gibi çok önemli iki yetkiyi elinde tutan meclis, bu iki yetki sayesinde Cumhurbaş- kanını kendisine muhtaç kılacaktır. TBMM’nin bu iki yetkisi Cumhurbaşkanını parlamento ile iyi geçinmek zorunda bırakacaktır. Meclisin yürütme organının hazırladığı bütçeyi kabul etme ya da kabul etmeme gibi yetkileri vardır. Cumhurbaşkanının yürütme görevini yerine getirebilmesi için bütçeye olan ihtiyacı düşünüldüğünde, bütçeyi onama yetkisi yasama organı için oldukça mühim bir yetkidir. Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların meclis çalışmalarına katılma yetkileri olmadığı gibi, bütçe hariç kanun teklifi verme yetkileri de yoktur. Milletlerarası antlaşma- ları yapma yetkisi cumhurbaşkanına ait olmakla birlikte yapılan antlaşmaların geçerli olabilmesi TBMM tarafından onaylanmasına bağlıdır. Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu ile ilgili olarak öngörülmüş olan suçlama yetkisi TBMM’ne aittir. Bu yetkinin Cumhurbaşkanlığı görevini sona er- dirme gibi bir fonksiyonu vardır.

Meclis, yürütme karşısında denetçi konumundadır fakat yürütmenin yerine geçemez. Hiçbir Meclis üyesi mevcut parlamenter sistemde olduğu üzere yürütme faaliyetlerinde yer alamaz. Başkanlık sis- temlerinde parlamentoları etkin kılan bir neden milletvekillerinin bu sistemde kendilerini daha ba- ğımsız hissetmeleridir. İşte bu sebeplerden dolayı cumhurbaşkanlığı sistemi daha güçlü ve etkin bir parlamento oluşturma potansiyeline sahiptir.

Yeni sistemde kanun tasarısı yoktur. Kanun teklif etmeye sadece milletvekilleri yetkilidir.

Bu kuralın istisnası bütçe kanun teklifidir. Cumhurbaşkanı bütçe kanun teklifini Türkiye Büyük Mil- let Meclisine sunar.

YARGININ, YASAMA VE YÜRÜTMEYİ DENETLEME İMKANI YOK MU?

Yeni sistemde Cumhurbaşkanının her türlü işlemi yargı denetimine tabidir. Oysa mevcutta cumhur- başkanının tek başına yaptığı işlemler yargı denetiminin dışındadır.

Anayasa Mahkemesi kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetleyecek ve bireysel başvuruları karara bağlayacaktır. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceleyecek ve denetleyecektir. Olağanüstü hallerde ve savaş hallerinde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararna- melerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamayacaktır.

Anayasa Mahkemesi, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddia- sıyla yapılan bireysel başvuruyu değerlendirecektir. Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanları Yüce Divan sıfatıyla yargılayacak mercii Anayasa Mahkemesidir.

HAKİMLER VE SAVCILAR KURULU NASIL OLUŞACAK?

Hâkimler ve Savcılar Kurulu on üç üyeden oluşur; iki daire halinde çalışır. Kurulun Başkanı Ada- let Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. HSK’nın 4 üyesi Cumhurbaşkanı tarafından, 7 üyesi ise TBMM tarafından atanacaktır. Kurulun üç üyesi Yargıtay üyeleri, bir üyesi Danıştay üyeleri, iki üyesi nitelikleri kanunda belirtilen yükseköğretim kurumlarının hukuk dalla- rında görev yapan öğretim üyeleri ile avukatlar arasından Meclis tarafından seçilecektir. Kurulun, iki üyesi, nitelikleri kanunda belirtilen yükseköğretim kurumlarının hukuk dallarında görev yapan öğretim üyeleri ile avukatlar arasından, iki üyesi birinci sınıf olup, birinci sınıfa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş adlî yargı hâkim ve savcıları arasından, bir üyesi birinci sınıf olup, birinci sını- fa ayrılmayı gerektiren nitelikleri yitirmemiş idarî yargı hâkim ve savcıları arasından Cumhurbaşkanınca seçilecektir.

ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİ NASIL SEÇİLECEK?

Anayasa Mahkemesinin üye seçimi bakımından bir değişiklik yoktur. Ancak, Askeri Yüksek İdare ve Askeri Yargıtay’ın kaldırılması sebebiyle 17’den 15’e düşmüştür. AYM’nin 3 üyesini TBMM,
12 üyesini ise Cumhurbaşkanı atayacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi iki üyeyi Sayıştay Genel Kurulunun kendi başkan ve üyeleri arasından, her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden, bir üyeyi ise baro başkanlarının serbest avukatlar arasından gösterecekleri üç aday içinden yapacağı gizli oylamayla seçecektir. Cumhurbaşkanı; üç üyeyi Yargıtay, iki üyeyi Danıştay genel kurullarınca kendi başkan ve üyeleri arasından her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; en az ikisi hu- kukçu olmak üzere üç üyeyi Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurum- larının hukuk, iktisat ve siyasal bilimler dallarında görev yapan öğretim üyeleri arasından gösterece- ği üçer aday içinden; dört üyeyi ise üst kademe yöneticileri, serbest avukatlar, birinci sınıf hâkim ve savcılar ile en az beş yıl raportörlük yapmış Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından seçecektir.

CUMHURBAŞKANININ YÜKSEK YARGIDA BAŞKA SEÇİM YETKİSİ DE VAR MI?

1982 Anayasasının 104. Maddesine göre: “Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dört- te birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek,

Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görev- leri yerine getirir ve yetkileri kullanır.”

Anayasa teklifinde tek tek sayılmamıştır. “Cumhurbaşkanı ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.” şeklinde hüküm al- tına alınmıştır.

Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemeleri kaldırıldığı için bu mahkemelere üye atanması söz konusu olmayacaktır. Dolayısıyla yürürlükteki Anayasa ile teklif arasında yüksek mahkeme üye lerinin atanmasıyla ilgili fark yoktur.

ŞU ANDA DA CUMHURBAŞKANININ ANAYASA MAHKEMESİ, DANIŞTAY, YARGITAY VE HSYK'NA ATAMA YETKİSİ YOK MU?

Evet var.

Bkz.27.soru cevabı.

ÜNİTER DEVLET TEHLİKEDE Mİ?

Hükümet sistemi tartışmalarında üzerinde en çok manipülasyon ve dezenformasyon yapılan husus- lardan bir tanesi başkanlık modelinin beraberinde zorunlu olarak federal devlet yapısını getirip ge- tirmeyeceğidir. Cumhurbaşkanlığı sistemine kategorik olarak karşı çıkanlar bilinçli bir biçimde sırf halkı yanıltmak için hükümet sistemi değişikliği ile birlikte zorunlu olarak ülkenin bölüneceğini ve federal bir yapının kurulacağını ileri sürmektedirler.

Oysa federalizm bir devlet şeklidir, başkanlık ise bir hükümet sistemidir. Federalizm tarihsel koşul- ların bir sonucudur ve doğrudan hükümet sistemleri ile ilgili bir husus değildir. Nitekim dünya üze- rinde hükümet modeli olarak parlamenter sistemi uygulayıp federal bir devlet yapısına sahip ülkeler olduğu gibi, başkanlık sistemini uygulayan üniter devlet yapısına sahip ülkeler de vardır.

Bizim tarihi dinamiklerimiz üniter sistemi öne çıkarmıştır. Türkiye’de federal bir sistemin koşulları zaten bulunmamaktadır. Hükümet sistemi tartışmalarının da konusu değildir. Teklifte devlet sistemi- ne ilişkin olarak, yani üniter devlet konusunda hiçbir değişiklik yer almamaktadır.

BU ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ GEÇERSE NE OLUR?

Bu Anayasa Değişikliği teklifinin geçmesi ve uygulamaya konulması ile öncelikle yıllardır özlemini çektiğimiz sivil ve yeni anayasanın yapılmasının önü açılacaktır.

Zaten demokratik açılım süreciyle birlikte TBMM’ ye iletilen halk, meslek kuruluşları ve sivil top- lum örgütlerine ait talepler yeni anayasa yapımı için oldukça fazla ve zengin bir içerik oluşturmak- tadır. Bu talepler dikkate alınarak yapılacak yeni ve sivil bir anayasa, toplumun ihtiyaç ve beklen- tilerine, 21. Yüzyılın gereklerine göre hazırlanmış daha demokratik ve daha kapsayıcı bir anayasa olacaktır.

Şimdi TBMM’de oylanan teklif kısmi Anayasa değişikliği olmakla birlikte parlamenter hükümet sisteminden, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçeceğimiz için yasama, yürütme ve yargı sistemlerimizde ciddi değişiklikler olacaktır. Cumhurbaşkanlığı sisteminin Türkiye’nin gündemine gelmesinin öncelikli nedenlerinden birisi sistem krizi tehlikesinin vardığı boyuttur. Türkiye, Ana- yasa geleneği açısından vesayetçi bir yönetim sistemine sahiptir. 1960 darbesi ile kurumsallaşan bu eğilim 1982 Anayasası ile bürokratik oligarşiye dönüşmüştür.

Parlamenter sistemin Türkiye’nin ihtiyaçlarına ve çağın gereklerine ayak uyduramadığı istikrarsız hükümetler, askeri müdahaleler ile ekonomik ve mali krizler ürettiği açıktır. Anayasa değişikliği çabalarının hız kazandığı bu dönemde, sürekli istikrarsızlık ve kriz üreten parlamenter sistemden vazgeçmenin zamanı gelmiştir.

Bu değişklikle1982 Anayasası’nın mevcut haliyle yasamayı zayı atan ve sivil siyaset üzerinde bü- rokratik vesayet unsurlarını barındıran hükümet sistemini demokratikleştirecek ve tek başlı yürütme eliyle istikrarlı ve etkin bir yönetim modeli sağlayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve hukuk devleti olma niteliklerini güçlendirecektir.

  • © Türkiye Hukuk Platformu